kendini mutsuz ve yalnız hissetmek

Toplumda Sosyal Fobi. Sosyal fobinin toplumda yaygınlığının % 3-13 arasında olduğu düşünülmektedir. Yalnızlaşma sosyal fobinin nedeni değil daha çok sonucudur yani sosyal kaygıya neden olan daha farklı sebepler vardır; olumsuz hayat deneyimleri, aile ve çevrenin etkileri, endişeye yatkınlık gibi. Yine de tabi sosyal fobi 79 Biriyle birlikte olmak ve yalnız hissetmek dünyanın en kötü hissidir. Bir çift ilişkiye referansla. Bir ortak var ama Uzak hissetmek bizi mutsuz ediyor. 80. Kendimi yalnızlık içinde kilitledim. İçinde yaşadığı zorlu bir kapanıştı. Bana gurur duyduğumu söylediler. Ama doğru değil, beni yanlış anladılar. Kendinideğersiz hissetmek bireyin kendinden memnun olmamasına neden olur. Yaşamdan zevk almasını zorlaştırır. Değersizlik duygusu kişinin kendini olumsuz algılamasına neden olur, kendine saygısını ve güvenini azaltır. Kişinin kendini değerli görmesi erken dönemden itibaren çevreyle ilişkileriyle belirlenen bir süreçtir. Bualanda genellemeler yapan kadınlar ve erkeklerin ilişkilerinde veya evliliklerinde bir eksiklik/hayal kırıklığı/inanç kalıbı/görev bilinci/keder/durumu genelleyerek normalleştirme, kökeni/duygusu her neyse onu bastırmaya çalışma vb. haller hissediyorum. Bir de üstüne çevresinden onay alma/onaylatma ihtiyacı oluyor. Hstalığınkendisi. Paylaş. Ağustos 2011. Berk. Ses Teknisyeni 2643 puan. Zakkum'un, özellikle de bu sözlerinin geçtiği Hipokondriyak adlı parçasına büyük saygım vardır. Ama sevgili Osho'nun da dediği gibi: " Yalnızlık üzücüdür; tek başınalık üzücü değildir. Yalnızlık, bir tamamlanamamışlık duygusudur Site De Rencontre Gratuit Similaire A Badoo. aynı yerde nefes alan,aynı dili konuşan şahıslardan az,çok ya da az çok farklı düşünmenin sonucudur. kendini zoraki ilişkilerle kapana kısılmış hissetmekten çok daha iyidir. kötü bir duygudur. etrafında bir çok insan vardır. hatta canından da çok sevdiğin kişilerle hep birliktesindir. gel gör ki; içinden bir çığlık, feryat kopmak ister...bu hep geceleri olur...karanlık çökünce tüm gece seni sarmış, çevrelemiş de karanlıklarda koyabolmuşsun gibi... hep yutkunursun, unutmak istersin, düşünmemek istersin ama nafile o küçük öüm dedikleri uykuya dalan kadar seninledir. sabah kalktığın zaman gün aydınlanmış karanlık etrafından dağılmış, günün karmaşısına karışmışsındır... yalnızlık mı gelir aklına insanın... ama sonra akşam olur yine gece çöker sanki seni boğmak için gelmiştir... işte ben bu dakikalarda boğulmamak için verdiğim savaşa diyorum "kendi yalnız hissetmek" diye... yoğun kıvamsız bir suda yüzmek gibi, şimdi atıyosun kulacı, bir ağırlık, engelleniş, sıkışma hissi. hele birde yanında insanlar varsa ama aslında herkes kendi havasındaysa çok koyar insana...şekilde seninle birliktelerdir çünkü, gezer tozarsın ama...o kadar, güvenini sarstıkça her bir olayda, daha da yanlızlaşırsın. birgün baban ölür. ardında bir tespih, birkaç parça elbise ve büyük bir boşluk bırakarak yok olur. yas biter.. gelen gider.. odalarda yoğun bir sigara dumanı ıslak gözlere değdikçe, yanar göz kenarları.. pınarlar pas tutar, ağaçlar susuz kalır. akşam bilmem ne inşaatın ajandasında geride bırakılmış borçların bir listesini ararken bir günlük bulursun. geceyi onunla geçirirsin. tüm yaşamında duyduğun özgüven, babanın adını bir defa dahi anmamış olduğunu fark ettiğinde yıkılır.. artık ruhu da yoktur.. yalnız olduğunu idrak eder ve hayatında ilk defa, yalnızlığa lanetler okursun.. anılmadığını hissettiğin an, kendini en çok yalnız hissettiğin zamandır. çoktan kapanmış bir çağın kalıntısı gibi hissediyorum kendimi, her yönden yükselen kağıtların arasında. telve kadar koyu, acı bir duygu bu ki üzerine sözcüklerin ışığını düşürdüğümde kendisinden daha büyük bir gölgeyi çağırıyor; yalnızlığımı. * dağınık hissetmektir yerleri topalrlarkan,öbür tarafın da kötüsü,bir zaman sonra alışırsın bu olur. ''sen'' olur. tarif edilecek bir şey değil pek. bunu en iyi anlatan testament'in enstürmental şarkısıdır. bkz musical death bugün fazlasıyla yaşadığım durum. bugün fazlasıyla anneme ne kadar ihtiyacımın olduğunu hissederek yaşadığım durum.. bugün fazlasıyla annemden başka kimsem olmadığını anladığım için beni içine çeken durum. bugün hepsini fazlasıyla yaşadım evet... beni duyuyor ve yanıt veremiyor ve biliyorum o oldukça yalnız değilim aslında bana yanıt veremese de.... dört duvara anlamsız anlamsız bakmaktır başlangıçta. televizyon açılır görüntü olsun diye, müzik açılır ses olsun diye. artık örtbas etmek için yanlızlığı telefonla konuşmaktan da sıkılmıştır kişi. sevdiklerinin çok uzaklarda olması, mutlu günleri paylaşamamak da mutsuz zamanları paylaşamamak kadar koyar insana. hele tesadüfen aynanın önünden geçmek kaçmak demektir gerçekten. yakalansa ilk yapılacak şey nemli gözlerden süzülen yaşları yavaşça silmek, yatağına gömülüp uyumayı beklemektir. kal yanımda böyle sonbahar gelince soysuzlar içinde kalma yalnızlığım bak yenildik işte zamanı gelince kalkarız belki de dayan yalnızlığım.... aslında birey olduğunun farkına varmak. moda göre yalnızım ve dimdik ayaktayım yada yapayalnızım, çaresiz kimsesizim diye sızlanmak. nerden baksan öyle yaşanmıyor mu zaten hayat... yarın akşamki bronx pi sahnesinde gerçekleşecek olan redd konserine gidecek tek bir arkadaş bile bulamamaktan mütevellit kişinin duyduğu his işte.. hayatta kendinizle yüzleştiğiniz sayılı anlardandır. kendinizi en çok sorguladığınız, tanımaya çalıştığınız zamanlardır. yalnızlık sona erince elde size dair ayrıntılar kalır. Ne Anlama Gelir Ve Bu Hisle Ne Yapılır?S. S. Casabianca ve S. Ferguson O boşluk hissi. Tam orada, göğsünüzde ve henüz nasıl ortaya çıktığı konusunda emin değilsiniz. Bu bir üzüntü mü? Melankoli, can sıkıntısı olabilir mi? Her şeyden biraz olabilir. Bu şekilde hissetmek hiç de seyrek değildir. Başka biri buna farklı bir isim verebilirken, siz buna "boşlukta hissediyorum" diyebilirsiniz. En önemlisi bunun gerçek ve geçerli olmasıdır. Bu duygu çok yoğun olmasına rağmen yönetilebilir. Bu şekilde hissetmenin altında yatan şeyi keşfetmenin basit bir yolu olmayabilir. Fakat çözüm için mümkün olan ve tavsiye edilen bir yol elbette vardır. Boşlukta hissetmek birkaç gün sürebilir ve sonra kendi kendine çözülüp, yok olabilir. Başka zamanlarda, bu his iki hafta veya daha uzun sürebilir. Böyle bir durumda, ruh sağlığı uzmanından destek almanız, size yardım edebilir. Neden boşlukta hissediyorum? Boşlukta hissetmek bazen yalnızlık hissi olarak, bazen hayatınız ve hedeflerinizle ilgili kafa karışıklığı ya da hayatta bir şeyin peşinden koşmak için motivasyonunuzun eksikliği olarak kendini gösterebilir. Herkes, zaman zaman bu boşluğu kalbinde hissedebilir. Bu deneyimin, hormon seviyelerinde değişiklik, iş kaybı, ya da salgınla birlikte gelen zorunlu fiziksel mesafeyi içeren birçok nedeni olabilir. Hayatınıza ya da size yansıması olan herhangi bir yaşam aşaması ya da durumu da sizde geçici olarak boşluk hissine neden olabilir. Her durumda olmamasına rağmen, boşlukta hissetmek depresyon, bipolar bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu gibi bazı ruh sağlığı durumlarının işaret olabilir. Yalnızca ruh sağlığı uzmanları durumunuza doğru tanıyı sürekli boşlukta hissettiğinizde neler oluyor?Kendinizle Olan Temasınızı Kaybetmek Arada bir kişinin kendisiyle temasını kaybetmesi hiç de seyrek değildir. Kendinize dair iç görünüzün azlığı, boşluk hissinin uzamasına neden olabilir. Bazı insanlar buna “amaçsız yaşamak” der. Bu sizin, nasıl bir insan olduğunuza ya da nasıl biri olmak istediğinize dair netliğe sahip olmadığınız anlamına gelir. Ulaşmak için belirli bir hedef ya da hayallerinizin olmaması sizi boşlukta hissettirebilir. Kendinizle teması kesmek, tüketen bir ilişki ya da zahmetli iş gibi birçok durumdan meydana Geçmiş DeneyimlerBazen boşluk hissi, henüz keşfetmediğiniz uzun bir yas süreci ile birlikte olabilir. Mesela; çocukluğunuzda çözülmemiş acı veren deneyimler ya da aile üyeleriniz tarafından terkedilme hissi gibi. Uzun süredir bizimle olan duygularımızı açıkça konuşmadığımız ya da keşfetmediğimiz zaman, onlar kendilerini farklı yollarla gösterirler. Bu bunaltıcı ve acı verici gelse bile, yasınıza sebep olan geçmiş önemli olaylar hakkında konuşmak ve düşünmek onları işlemenize yardımcı olabilir. Bu olaylarla ilgili hislerinizin ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak, bu süreci ruh sağlığı uzmanıyla götürmeniz önemle tavsiye İyi BakmamakBazı insanlar için, başkalarına önem vermek ilk sırada gelir. Bu onların kendi ihtiyaçlarını uzun bir süre için bir kenara koymalarına ve dolayısıyla boşluk hissetmelerine neden olabilir. Başkalarını mutlu etmenin sizi mutlu ettiğini hissediyor olabilirsiniz de. Bu durumda bile, başkalarını desteklemek kendinizi desteklemekten ayrı değildir. Siz dahil herkes desteklenmek ve bakıma ihtiyaç duyar. Çoğu kez, sizin ihtiyaçlarınız yerine getirildiğinde başkalarına yarım etmek ve destek olmak için daha iyi donanmış hale gelirsiniz. Kuzey Carolina, Durham şehrinde, evlilik ve aile terapisti olan Kaitlyn Slight’ın açıkladığı gibi; kendinizi terk etmek, kendi istek ve ihtiyaçlarınızı dinlememek, sizi boşlukta hissettirebilir. Slight’ın dediği gibi, kendi ihtiyaçlarınızı umursamamak kaygı, suçluluk ve utanca yol açabilir. Bu belirtiler sizin “boşlukta hissediyorum” dediğiniz şeyin belirtileri olabilir. Sosyal medyada ne kadar zaman harcadığınız da sizin nasıl hissettiğinizi etkileyebilir ve boşluk hissinizi arttırabilir. Birçok örnekte görüldüğü gibi, sosyal medyada takip ettiğiniz hesaplar gerçekçi olmayan bir hayat şeklini ya da mükemmel yaşamları ve ya görünümleri sergileyebilir. Bu da sizin kendinizi diğerleriyle karşılaştırmanıza ve kaçınılmaz şekilde kendi hayatınızın üstünde durmanıza neden İlişkilere Sahip OlmamakYetişkin Gelişimini İnceleyen Harvard’da, yetişkin yaşamıyla ilgili yapılan en uzun çalışmalardan bir tanesinde; yakın ve iyi ilişkileri devam ettirmenin insan hayatının en önemli yanı olduğu bulunmuştur. Burada kastedilen; kaç tane ilişkiye sahip olduğunuz değil, bunun yerine ilişkilerinizin kalitesidir. Duygusal yakınlık, destek, aktif dinleme, eşlik etmek, bütün bunlar çok önemlidir. Bunlar hayatınızda eksik olduğunda, boşlukta ve yalnız hissetmenize neden Hissetmek Depresif Hissetmekle Aynı Mıdır?Depresyon aşağıdaki semptomları içeren bir ruh sağlığı durumudur;• Azalmış enerji ve motivasyon• Sürekli üzgün olmak• Çaresizlik hissi• Çok fazla ya da çok az uyumak• Odaklanamamak• Aktiviteler ya da insanlarla olmaktan zevk alamamak• Suçluluk ve değersizlik hisleriColarado, Boulder’da psikoterapist olan Ashley Elder’a göre, boşluk hissetmek ya da hissizlik depresyonun bir diğer işareti olabilir. Aslına bakılırsa Elder, depresyon yaşayan danışanlarının üzgünlük yerine boşluk hissettiklerini söylemiştir. Elder’e göre; bu çeşit bir boşluk hissi, çok fazla umursamamak, bir şeylerle ilgilenmemek, özel olarak herhangi bir şey tarafından beslenmiş hissetmemek ile birlikte gelir. Buna rağmen, boşlukta hissetmek her zaman depresyonun işareti değildir. Durumunuza doğru tanıyı koyabilecek tek kişi ruh sağlığı profesyonelleridir. Onlar, duygularınızın doğasını ve daha iyi hissetmek için gidebileceğiniz çeşitli yolları anlamanıza yardım Hissetmeyi Nasıl Durdurursunuz?Kendinizde bir değişiklik hissettiyseniz endişelenmiş olmanız doğaldır. Bu hissi fark etmek ve bunun nerden geldiğini anlamak iyi hissetmenin ilk adımıdır. Eğer boşlukta hissediyorsanız, bir ruh sağlığı profesyoneline görünmek size yardım edebilir. Terapistler, sizin duygularınızla çalışmanıza, hissizliğinizin nedenlerini ortaya çıkarmada, sizin için en iyi şekilde işe yarayacak yolları vurgulayarak size yardımcı olabilirler. Boşluk hissinizi durdurmak için yollar bulmak ona neden olan şeyi anlamaya bağlıdır. Örneğin; eğer travmadan sonra hissizlik hissederseniz, bu olayı işleme ve anlama ihtiyacı hissedebilirsiniz. Eğer uzun zamandır boşluk hissi içindeyseniz, psikoterapi sizi buraya getiren bazı nedenleri ortaya çıkarmada size yardım Boşluk Hissini Kabullenme“Eğer daha çok eksiklik gibi bir boşluk deneyimliyorsanız, onu kabul edin ve kendinize nazik olun.” der Eder. Verilen her saniyede yapabildiğinizin en iyisini yaptığınızı hatırlayın. Suçluluğu hissetmek hiç de seyrek değildir. Fakat bu sizi yardım aramaktan alıkoyabilir. Önce kendi hisleriniz ve ihtiyaçlarınızı fark etmekle başlayın. Her ne kadar zor olsa bile, kendinizi ve hislerinizi reddetmekten kaçının. Eğer duygularınızın yaşadığınız kayıplarla bağlantılı olduğunu kabul ederseniz, yasınızı açık bir şekilde yaşamak için kendinize zaman ve alan tanıyabilirsiniz. Keder herkese farklı görünür ve herkes kederini farklı yaşar. Bunu yaşamanın doğru ya da yanlış yolu yoktur. Bir kere kaybınızı kabul ettiğinizde, kederin 5 aşamasından geçebilirsiniz. Belki, kaybınız hayatınızdan fiziksel ya da duygusal olarak birinin ayrılmasını içerebilir. Eder, geçmiş yaşantılarınızı ve bu hislerinizi keşfettiğinizde, kendinize şefkatli bir şekilde konuşmanızı tavsiye ediyor. Örneğin, kendinize şöyle diyebilirsiniz; “Bu kadar yalnız hissetmek zordu.” ya da “Haklısın, daha fazla sevgiye ihtiyacın duymuştun”Her Gün Kendinize Zaman AyırınBazen belirli aktivite ve olayları nasıl hissettiğiniz hakkında düşünmemeye çevirmek doğaldır. Mesela, arkadaşlarınızla dışarı çıkmaya ya da geceyi video oyunu oynamaya harcamaya meyilli hissedebilirsiniz. Slight, bu dürtüyle savaşmanızı ve bunun yerine kendinizle olmaya ve kendi içinize bakmaya zaman ayırmanızı öneriyor.“Bu içe bakma, kendi isteklerinizi, korkularınızı, ümitlerinizi, hayallerinizi keşfetmeyi içerebilir” der Slight. Farklı aktiviteler, her insanda farklı işe yarayacağından, meditasyon yapmak , yazı yazmak ya da egzersiz yapmayı kendinize odaklanmaya yardımcı olarak görebilirsiniz. “Bu ilk seferde sizi rahatsız hissettirebilir, fakat kendinize zaman ve enerji vermeyi, kendinize bakmayı daha fazla pratik ettikçe, o boşluk hissi daha az olacaktır” der Anki Hislerinizi Keşfedin Eder, kendinize 5 dakikalık bir zaman ayarlamanızı ve tam şu an ne hissettiğinizi fark etmenizi öneriyor. Eder’e göre; “Bu çok ciddi bir şey olmak zorunda değil”. Belki “sıkılmış”, “dikkati dağılmış” ya da “meraklı” yazmayı isteyebilirsiniz. Eğer duygularınıza isim bulmakta zorluk yaşıyorsanız, Google’ın “duygular listesi”ne bakmak işinize yarayabilir. Bu başınız ya da elleriniz gibi vücudunuzun bir bölümünü seçmenize de yardım edebilir. Eder, bundan sonra vücut ısısı, gerginlik ya da hareket gibi duyularının çeşitli kategorilerini incelemenizi tavsiye etmiştir. Bu egzersizleri her gün yapmanız, kendini daha derin ve uzun öz keşiflere açmana yardım eder. Boşluk Hissiniz Keşfedin Slight’a göre, günlük tutmak boşluk hissiniz üzerine çalışmak için size yardım edebilir. Kendisi, başlangıç olarak aşağıdaki soruları incelemenizi önermiştir • Kendimi yargılıyor ya da başkalarıyla mı kıyaslıyorum?• Kendime pozitif şeyler söylüyor muyum? Yoksa başarısızlıklarımı fark etmeye ya da kendime isimler takmaya meyilli miyim?• İlişkilerimde hislerimi önemsiyor muyum yoksa kendi hislerimi küçümsüyor muyum?• Fiziksel ve sağlık ihtiyaçlarımın bakımıyla aktif olarak meşgul oluyor muyum?• Davranış ya da bağımlılıklarıma hislerimden kaçmak için mi yöneliyorum?• Yalnızca diğer insanların ya da bir diğer kişinin ihtiyaçlarına mı odaklanıyorum?• Neyi ispatlamaya ya da kazanmaya çalışıyorum?• Kendi kontrolüm dışında olan şeyler için kendimi suçlayıp, suçlu hissediyor muyum?• Yakın arkadaşım ya da ailemdeki birine göstereceğim şefkati kendime gösteriyor muyum?• Kararlarım konusunda kendimi ortaya koyup, kendi fikirlerime saygı gösteriyor muyum?Başkalarıyla Bağlantıda OlunDuygularınızla oturup onları keşfettikten sonra, bunu yapmayı diğerleriyle iletişim kurmak için yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Özellikle, hisleriniz hakkında onlara güvenebiliyorsanız, arkadaş ya da ailenize ulaşmak sizi daha iyi hissettirebilir. Sosyal etkileşim, hobiler ve karşılıklı ilgileriniz aracılığıyla sevdiğiniz insanlarla düzenli olarak bağlantıda olmak, iyi bir fikir Bakım YapmakDepresyon ve keder bazen günlük öz bakımızını ihmal etmenize neden olabilir. Bu utanılacak bir şey değildir. Fakat, öz bakım işleriyle meşgul olmanız daha iyi hissetmenize yardım edebilir. Bu öz bakım yararlı besinleri yemek, yeterli uyku uyumak, ve egzersiz yapmak gibi basit şeyleri içerebilir. Açlık ve yorgunluk bazen negatif duyguları şiddetlendirilebilir. Duygularınız için günlük tutmak, yeni hobi edinmek ya da yaratıcı ilgi alanı edinmek gibi pozitif yollar bulmayı ve Yoga da, depresyon ve kaygı için sıklıkla önerilmektedir. Farkındalık uygulamalarını kullanarak hızlı meditasyon yapmayı, ya da 10 dakika Youtube’dan yoga çalışmayı düşünebilirsiniz. Sosyal medyada harcadığınız zamana bir sınır koymayı da isteyebilirsiniz. Bu sizi aşamalı olarak daha iyi hissettirir. Eğer bunu yapamaz ya da yapmazsanız, kendinize ekranda gördüğünüz şeyin herkes için ulaşılabilir bir hedef olmayabileceğini hatırlatmayı deneyin. Bunu gerçeklere dayanan değil, eğlenmek için bilim kurgu izlemek gibi Takdir EdinElinizdeki kaynaklarla yapabileceğinizin en iyisini yapıyorsunuz. Çocukken bile, bazı insanlar kendilerini acıdan korumak için yollar bulurlar. Bu yollardan biri duyguları bastırmak olabilir. Eder şöyle söyler; “Bu durumda, siz küçük ve güçsüzken işe yarayan çözüm yolunu bulmak için kendinize fırsat tanıyın. Hayatınızdaki olaylarla uğraşmak için bulduğunuz çözüm yolları için kendinizi takdir edin. Şimdi, Eder’in dediğine gibi; “bu hislerin ortaya çıkması için izin vermeyi düşün. Yetişmen gereken şeyler var. Eski hayatta kalma yollarını geçersiz kılmak için acele etmeye ihtiyacın yok.”Ne Zaman Yardım Aramalısınız?Bazen, boşlukta hissetmek stres verici düşüncelere daha fazla neden olabilir. Eğer sizde böyle bir durumda iseniz, Slight der ki; “Terapi almayı düşünmek yardım edebilir. Pozitif değişimleri nasıl uygulayacağınızla ilgili kendi kararlarınızı vermek için terapi almak sizi güçlendirmeye yardımcı olabilir. Eğer depresyon belirtilerini deneyimliyorsanız, günlük hayatınızda çalışamıyorsanız, ya da kendinize veya başkalarına zarar vermeyi düşünüyorsanız, ruh sağlığı uzmanı size yardım Adımlar;Zaman zaman boşlukta hissetmeniz ya da hiçbir şey hissetmemeniz doğal olsa da, bu hisler bazen iki hafta veya daha fazla sürebilir. Nasıl hissettiğinizi kabul etmek, kendinize öz bakım stratejileri oluşturmak yardım edebilir. Profesyonel yardım almak tavsiye edilendir. Slight şöyle der; “Zor ilişkiler deneyimlediyseniz, kayıplarınız varsa ya da hayata dair anlam ve amacınız azaldıysa bile, anlamlı ve dolu bir yaşam sürmeye değersiniz.”Çeviren Topçu İnstagram feyzatopcucomKaynak Kendini TanımakKendimizi çok iyi tanıdığımızı ve nasıl yaşamamız gerektiğini bildiğimizi düşünüyoruz, hayatımızın büyük bir döneminde. Peki gereklilik’ adı altında kendimizi maruz bıraktıklarımız gerçekten de kendimize ait kişilikleri arzuladığı seçimlerden mi oluşuyor?Genellikle kendi arzularımıza sırtımızı döndüğümüz yaşamımızda kendi benliğimiz yerine toplumun bize biçtiği kıyafetleri giyiyoruz. Üstelik hiç durup kendimiz hakkında düşünmediğimiz bir koşuşturmanın içinde yaşadığımız için üzerimize oturup oturmadığına bile bakmıyoruz. Bize layık görülen ve üzerimize bırakılan kişilikler kimi zaman bol geldiği için içinde kayboluyor, kimi zamansa onların darlığı içinde kendimizi sıkışmış ve nefes almaya çabalarken buna rağmen bazı bireyler, toplum tarafından üzerlerine biçilen kişilik kıyafetlerini çıkarmaktan çekiniyor, hatta korkuyor. Kimi insanlar toplumun verdiği kişilik kıyafetinin bir söküğünden kendine ait bir kişilik parçası çıkacak olsa bunu kusurdan sayıyor ve başlıyor yama yaparak kendini örtmeye. Oysa üzerimize oturmayan ve parçamız olarak benimseyemediğimiz tüm bu emanetler bizi mutsuz etmiyor mu?Kimileri aynaya hiç dönmeden ve üzerindeki kişiliğin kendisi mi yoksa toplum tarafından mı ilmek ilmek işlendiğine bakamadan tüketiyor yaşamını. Durup düşünmeden ya da kendi özüne hiç dönmeden yaşamak bir yanılsamadan ibaret. Kişinin kendi kimliğini bulmak için başkalarının ona giydirdiği, benliğine tam oturmayan tüm kimliklerden soyunması ve arınması gerekiyor. Kendi rengimizi bulmak için tüm korkularımıza rağmen önce çırılçıplak kalmak içsel yolculuğumuzda keşfettiğimiz her bir renk ve desenle, tamamen bize ait olan özelliklerle tanıyoruz ruhumuzu. Bazen kendimizde bulduğumuz aşkın kırmızısına hayran kalıyor, bazen sahip olduğumuzu keşfettiğimiz öfkesinin siyahından hiç hoşlanmıyoruz. Fakat bu hiç bitmeyen yolculukta kendimizi anlamaya ve değer vermeye yaşadığımız toplumda bütünün bir parçasıyız. Fakat bütün olmadan bireyin olamayacağının farkında olduğumuz kadar, birey olmadan bir bütün olmayacağının da farkında olmalıyız. Bu farkındalık da bizi bütünü oluşturan her bireyin kendi özü ve varoluşsal amaçları olduğu gerçeğine sürüklüyor birimiz bir diğerinden farklı arzulara, hedeflere ve varoluşsal amaçlara sahibiz. Kişisel düzeyde birbirimizden farklı olduğumuz bilincine sahipsek önce kendimizi keşfetme ve tanıma sürecine girmeliyizKENDİNİ KEŞFETMEK DENİLEN YOLKendini tanımak içsel bir süreçtir. Bu süreçte kişi kendi iç dünyasına döner, duygularını düzenler, hislerini fark eder ve kendi düşünceleriyle meşgul olabilmeyi başarır. Kendini keşfetme süreci aslında bir ağaç büyütmeye benzer. Önce kişilik tohumlarımızı eker, sonra her bir farkındalık damlasıyla onu büyütürüz. Kimi zaman hiç hoşumuza gitmeyecek keşifler yapar, bir fırtınanın dallarımızı kırmasını üzülerek izleriz. Fakat her fırtına gibi bu fırtına da sona erdiğinde, aslında bir fırtınada sökülmeden orada dimdik durabilmenin bile tamamen kendimize ait ve özel bir başarı olduğunu fark tanıma yolculuğunda yolumuz kimi zaman güller, kimi zamansa adım atmayı zorlaştıran çalılıklarla bezeli olabilir. Bu uzun yolculukta kişi bazen gözyaşı döker, bazen rahatsız olur ve durmak ister, bazense kendini bir bulut gibi hafif ve özgür hisseder. Sürekli bir değiştiğim ve gelişimin içinde olduğumuzdan kendini keşfetme denilen yol asla bitmeyecek bir yol olabilir. Fakat ilk adımı atmak bile çok değerlidir çünkü kişi yol esnasında her geçen gün kendini keşfedecek ve kendi özünle tanışmanın heyecanını tanıma serüveninde bireyler kendi duygularını, ilgi alanlarını, ihtiyaçlarını, değer yargılarını, hedeflerini ve tercihlerini tanımaya ek olarak kendi sınırlılıklarını da keşfeder. Bu keşiflerin her biri öz bilincin oluşmasında destekleyici TANIMAK VE İLİŞKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİKişi; yeteneklerini, ilgi alanlarını, kendi heyecanlarını ve değer yargılarını fark etmeye başladıkça kendini tanımaya da başlar. Kendini tanımak ve anlamak şüphesiz ki başkalarını da anlayabilmenin anahtarıdır. Duygu ve düşünce süreçlerinin farkındalığına sahip olan bireyler, ikili ilişkilerinde kurdukları iletişimler de daha başarılıdır. Bu bağlamda, kendinin farkında olan ve kendi kimliğini sahiplenme cesareti gösteren bireylerin ilişkilerinin olumlu yönde değiştiğini söylemek kimliğini keşfetmek için özüne yolculuk yapan bireyler bu süreçte kendi içsel dünyasıyla temas halindedir. Kendini tanıyan birey, iç dünyasının farkında olduğu kadar dış dünyanın da farkına varmaya başlar. Böylece hem kendisinin dış dünyayı nasıl etkilediğini hem de dış dünyanın kendini nasıl etkilediğini görür. Doğan Cüceloğlu’nun 1998 anlatımıyla insanlarla iletişim kurarken karşılıklı konuşmalar içerisinde birbirlerini doğru anlayıp anlamadıklarını öğrenmek için o kişilerin kendilerini ne kadar doğru ifade edebildiklerini belirlemek gerekir. Kişinin kendini ve davranışlarının altındaki nedenleri anlaması diğer insanları anlamasını da içsel yolculuğunuzda en iyi rehber sizsiniz. Kendini tanıma yolculuğu, bireyin kendini bilmesinden geçer. Hayatınız boyunca kendinize değer vermeyi ve koşmak yerine durup önce içinize dönmeyi eksik Gizem BozdağKaynakCüceloğlu, D. 1998. Yeniden insan M., & ÇOŞKUN, M. 2019. KENDİNİ TANIMA, KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME, KENDİNİ AŞMIŞLIK, POTANSİYELİN TAM KULLANAN Kisi KİŞİLERARASI İLETİŞİM. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 774-781. S. 1963 Self-knowledge and self-ıdentity. Ithaca Cornell University PressSkowron, E. A. ve Dendy, A. K. 2004. Differentiation of self and attachment in adulthood Relational correlates of effortful control. Contemporary family therapy, 263, 337- Danışmanlık Merkezimizi daha yakından tanımak için sosyal medya hesaplarımızı ve danışan yorumlarımızı inceleyebilirsiniz. Randevu oluşturmak ve bilgi almak isterseniz merkezimizle iletişim kurabilirsiniz. Haberler > Sen Neden Mutsuzsun? - 1227 Bu psikolojik durumunu analiz eden teste göre senin mutsuzluğunun nedenini ortaya çıkarıyoruz. Eğer hazırsan;Haydi başlayalım! 1. İlk olarak, cinsiyetini söyler misin? 2. Şimdi de yaşını söyle bakalım. 3. Etrafındaki insanlara içsel olarak yaşadığın mutsuzluklardan bahseder misin? 4. Peki daha önce en sevdiğin insan/insanlar seni hayal kırıklığına uğrattı mı? 5. Sana kendini değersiz hissettiren insanları direkt hayatından çıkarır mısın? 6. Peki bu hayatta en çok korktuğun şey nedir? 7. Sonu görünmeyen bu denize baktığında neler hissediyorsun? 8. Son olarak, etrafındaki insanlara olan güvenine 5 üzerinden bir puan versen kaç olur? 1 = Hiç, 5 = Çok İstediğin hiçbir şeyi gerçekleştiremiyorsun! Bu hayatta istediğin ve senin için çok önemli olduğunu düşündüğün şeyler var. Bunlar için gerçekten emek harcıyorsun. Fakat önüne senin bile müdahale edemeyeceğin engeller çıkıyor. Engellerin üstesinden ne kadar gelmeye çalışsan da bir türlü gelemiyorsun. Tam olarak istediğin hedefe ulaşamıyorsun. Bu da seni içten içe mutsuz yapıyor. Hayalini kurduğun ne varsa bir an önce gerçekleşsin istiyorsun. Hayatın sana çıkardığı zorluklardan o kadar yorulmuşsun ki artık pes etmene ramak kalmış. Psikolojik olarak çöküş yaşadığını düşünüyorsun. Fakat o kadar güçlü bir insansın ki ne olursa olsun devam etmesini biliyorsun. Çünkü bu engelleri aşabilmek aslında hayalini kurduğun şeyin gerçekleşmesinden daha önemli. Kendini güçlü ve her şeyi yapabileceğine inandırmak için engelleri alt etmek istiyorsun. Gelecekte istediğin şeylere kavuşmak için tüm zorluklara şu an göğüs germek zorunda olduğunun da farkındasın. İşte bu yüzden ne kadar mutsuz hissedersen hisset yoluna emin adımlarla devam ediyorsun... İnsanlara gereğinden fazla değer vermek! Etrafındaki insanlara o kadar çok güveniyor ve değer veriyorsun ki bunlar seni artık çok yoruyor. Çünkü her şeyin tek taraflı olduğunu düşünüyorsun. Onları mutlu ettiğin gibi kendin de mutlu olmak istiyorsun. İnsanları kendin gibi zannediyorsun çünkü içinde inanılmaz bir iyi niyet var. Herkesin hayatına bir şekilde dokunuyorsun. Gerek iyiliklerinle gerek düşüncelerinle gerek yardımınla. Fakat tüm bunların geri dönüşü pek umduğun gibi olmuyor. Artık kendini inanılmaz mutsuz hissediyorsun. Sana değersiz hissettiren insanları hayatından tek tek çıkarmaya başlamışsın. Bu ne kadar zor olsa da artık çevreni küçültmenin ve az insanla daha mutlu hissedeceğinin farkındasın. Mutsuzluğunun ve huzursuzluğunun senin elinde olduğunu biliyorsun. Kimleri hayatına alman gerektiğinin de çok iyi farkındasın. Bundan sonra yoluna seni mutlu hissettiren ve değer veren insanlarla devam etmeyi planlıyorsun. Her ne kadar bunu hayata geçirmeye çalışsan da neticesinde insansın ve hata yapabilirsin. Kendini suçlama ve her şeyi akışına bırak... Yalnız hissetmek! Etrafın ne kadar kalabalık olursa olsun kendini onca kişinin arasında inanılmaz yalnız hissediyorsun. Çünkü insanlara karşı kurmuş olduğun bir duvar var ve kimsenin onun ardına geçmesine izin vermiyorsun. Genelde insanları dinleyen taraf oluyorsun. İçindeki duygulardan çok ama çok nadir bahsediyorsun. Bunun en büyük sebebi de kimseye güvenmemen diyebiliriz. Zamanında o kadar çok hayal kırıklığına uğramışsın ki artık kimseye tam anlamıyla güvenemiyorsun. Hayatına yeni birini almaya bile korkuyorsun. Çünkü önceden yaşadığın hayal kırıklığını tekrar yaşamak istemiyorsun. Bu yüzden inanılmaz yalnız hissediyorsun. Bu da seni içten içe mutsuz bir insan yapıyor. Etrafındaki insanların samimiyetine de eskisi kadar güvenmiyorsun. Bu yüzden kendi köşene çekilmiş bir durumdasın. Yalnız kalmak bir yandan seni güvende hissettirirken bir yandan da mutsuz hissettiriyor. Mutsuzluğunun temel sebebi derinlerde bir yerde kendini çevrendeki insanlardan soyutlaman diyebiliriz. Çok sık karşılaşır olduk depresyon kelimesiyle, yetişkinler kadar ergenlerinde bununla ilgili araştırma yaptığını gözlemliyorum. İnsanlar mutsuzlukları ile ilgili araştırma yapmaya başladılar. Yetişkinler kadar, çocuklar, ergenler de depresyon yaşayabiliyorlar. Bazen de normal duygulanımlarımız mutsuz, üzüntülü hissetmelerimiz de depresyon zannedilebiliyor. Üstelikte günümüzde insanlar mutsuzluğa, üzüntülü hissetmeye tolerans gösterememeye başladılar. Bir duygu olarak mutsuz mu hissediyorsunuz yoksa gerçekten mi depresyondasınız işte bunu anlayabilmenin yolları; Genellikle birkaç hafta süren, kendiliğinden geçmeyen, neredeyse her gün devam eden üzüntü, mutsuzluk hali, boşlukta olma hissi, karamsarlık en belirgin özelliklerindendir. Bir yanda buna eşlik eden uyku düzeninde bozulmalar örneğin çok fazla uyuma isteği yada uyuyamamak, uykuya dalmada güçlük çekmek, öz bakımda azalmalar, iştahta rutin giden düzende bozulmalar, iştahın azalması yada tam tersi olarak artması, kilo değişiklikleri, günlük yaşam işlevini bozacak şekilde ihtiyaçları giderirken isteksizlik belirtilerden bazılarıdır. Sosyal ilişkilerde kendini yalnız hissetmek ve yalnız kalma ihtiyacı, yapmak gereken sorumlulukları ertelemek veya artık hiç yapamamak, yerine getirememek, özellikle yaşamdan alınan zevkin artık eskisi gibi olmadığını düşünmek, huzursuzluk, çabuk sinirlenmek, tahammülsüzlük, hayata karşı genel isteksizlik, zevk alamamak, yaşam olaylarını olumsuz taraflarından düşünmek, kendini suçlu, değersiz ve çaresiz hissetmek, dikkatini toplayamamak, unutkanlık, dalgınlık, isteksizlik gibi belirtiler eşlik eder. Risk faktörü olan bu belirtilerden en az 3-4 tanesini yaşıyorsanız bir uzmandan destek almanız gerekmektedir. Depresyon belirtileri herkeste farklılıklar gösterebilir. Belirtiler dışında türleri de farklılıklar gösterebilir. Kimi insanda örtük maskeli depresyon dediğimiz tür depresyon olabilir, kimisinde majör depresyon dediğimiz daha ağır düzeyde depresyon olabilir, kimisinde de kendisini depresif algıladığı ama normal bir duygulanım olan sadece “üzüntü” hali olabilir. Majör depresyon ve klinik depresyon en yaygın türleridir. Bunlar dışında doğum sonrası depresyon, mevsimsel depresyon, atipik depresyon, bipolar- manik depresyon gibi türleri de vardır. Depresyon dirençli bir hastalıktır. Zaman zaman tekrarlayabilir. Bazı zamanlar yataktan bile çıkmak istememek, içinden hiç bir şey yapmak gelmemek gibi durumlar yaratabilir. Tedavi olabilmek için bile gerekli gücü kendinizde bulamadığınızı düşünebilirsiniz. Erteleme isteğinize kendinizi kaptırırsanız, hayatınızda yapmanız gereken şeyleri ertelerseniz boşluğa düşersiniz ve boşluk duygusu ile daha da çok depresif hissedebilirsiniz. Bu kısır döngü içerisine girmemek gerekir. Eskiden zevk aldığınız şeyleri artık hoşunuza gitmese bile yapmaya devam etmek gerekir. Bir adım atıp gerçekleştirdikten sonra sizi mutlu ettiğini göreceksiniz. İlk aktiviteye başlarken olan motivasyonsuzluğa kendinizi kaptırmamanız faydalı olacaktır. Örneğin “Hiç kurtulamayacağım bu hastalıktan, yine başa döneceğim, hep eskisi gibi olacak yada tedavisiz kendiliğinden geçer” gibi düşüncelerden kurtulmak gerekir. Özellikle depresyonda olan kişilerin yakınları bu hastalıktan kendi başına kurtulabileceği hastalığı kendi kafasında yarattığı, herşeyin kişinin kendisinde bittiğini ve bu durumun güçsüzlük olduğunu söyledikleri ifadelerde bulunabilirler. Oysa depresyonun ne olduğunu kadar ne olmadığına da dikkat etmek bu noktada iyi olacaktır. Depresyon kişinin desteksiz kendi kendine kurtulabileceği bir hastalık değildir. Çevre desteği çok önemlidir. Depresyonda olan kişiler çevrenin kendilerini anlamadıklarından yakınmaktadır. Depresyonda ki kişilere ne yapması gerektiğini söyleyip nasihat vermek yerine onun duygularını anladığınızı dile getirmeniz onların daha iyi hissetmesini sağlayacaktır. **Melda Yakupoğlu Uzman Klinik Psikolog **

kendini mutsuz ve yalnız hissetmek